Sayfa içeriği Bilgi Yarışması SEVDA ALTUNSOY ile RÖPORTAJ - Tesadüfler Yoktur, Kader vardır. - Blogcu



Tesadüfler Yoktur, Kader vardır.

10/7/2005 - SEVDA ALTUNSOY ile RÖPORTAJ

Sayın Ferit Kesen, Yeni Alanya gazetesi Haber Müdürü , Sevda Altunsoy ile yaptığı REPORTAJ

 

O, herkesin sorunlarını dinleyip, çözümler üretiyor. Bir de biz Sevda Abla'yı dinleyelim dedik

                                                                                   

"Tam 2 yıl Güzin Abla'ya yazdım ama cevap vermedi!"                    


- FERİT KESEN
feritkesen@yenialanya.com



"16 yaşımdayken İstanbul'a gelin gelmiştim. Ailemden uzakta, çok yalnızdım, çok üzgündüm ve kendi dertlerimi paylaşabileceğim hiç kimse yoktu. Türkçe'yi de bilmiyordum. O dönemler meşhur Güzin Abla vardı. Ben Güzin Abla'ya 2 yıl mektup yazdım ama bana hiç cevap yazmadı"

"Bana yollanan mektuplarda cinsellikle ilgili olanların çoğunda dalga geçildiğini düşünüyorum. Örneğin bir erkek, 'Sevda Abla, ben evleneceğim ama çok korkuyorum. Gerdek gecesinde ne yapayım?' diye sormuş. Evlenmek isteyenler neyse bir de kız arkadaş arayanlar çoğaldı"

"İş, kalacak ev arayanlar, sevgilisinden ayrılanlar, aldatılanlar, hamile kalanlar, boşanmak isteyenler, boşanıp, dul kalanlar, eşinden dayak yiyenler ve kurumsal sorunlar. Mektuplarda genelde bu sorunlar var. Son dönemde köyde yaşayan genç kızların şehre gelme istekleri de yoğun"

*** KİM-KİMDİR?

Sevda Altunsoy, 1963 yılında Almanya'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Almanya'nın Gelsenkirschen kentinde tamamladı. Aslen Karadenizli bir ailenin kızı olan Sevda Altunsoy, 16 yaşında kesin dönüş yaparak İstanbul'a geldi. Muhasebe, bilgisayar ve daktilo eğitimleri alan Altunsoy, 1980 yılında evlendi, 1989 yılında ayrıldı. İstanbul'da yurtdışı pazarlama, halkla ilişkiler, tercümanlık gibi alanlarda çalıştı. 1991 yılında Alanya'ya yerleşti. 15 yıl süreyle Alanya'da dericilik, mobilyacılık, rehberlik, sunuculuk, manken hocalığı gibi işler yaptı. Halen emlakçılık ve dericilik yapan Altunsoy, bekar ve 1 kız annesi. 1992 yılından bu yana Sevda Abla köşesini hazırlıyor. Altunsoy, iki yıldır Yeni Alanya'da okurlarıyla buluşuyor. Almanca ve İngilizce biliyor.

- Alanya ile nasıl tanıştınız?

1991 yılında İstanbul'da çalıştığım deri şirketi tarafından Alanya'ya Şube Müdürü olarak görevlendirildim. Ben İstanbul aşığı bir insanım. Hala ayda bir kez İstanbul'u görmesem yapamam. Alanya'ya görevlendirildiğimde de bu şehirde sadece işimi sezonluk yapacak ve geri dönecektim. Alanya'da çalışmaya başladığımda dostlarıma geri döneceğimi söyledim. Bana ısrarla, "Alanya'nın suyunu içen bir daha geri dönemez" dediler. Ben de inat ettim ve "Geri döneceğim ben, İstanbul aşığıyım" dedim. Ancak dostlarımın dediği gibi Alanya'yı çok sevdim ve 15 yıldır da Alanya'da yaşıyorum.

- Siz Sevda Abla köşeniz vasıtasıyla insanların dertlerini dinliyor, onlara çözüm yolları buluyorsunuz. Sevda Altunsoy nasıl Sevda Abla oldu?

Bunun gerçek bir hikayesi var aslında. 16 yaşımdayken İstanbul'a gelin gelmiştim. Ailemden uzakta, yabancı bir ailenin içerisine gelin olmuştum. Çok yalnızdım, çok üzgündüm ve kendi dertlerimi paylaşabileceğim hiç kimse yoktu. Ayrıca Türkçe'yi de bilmiyordum. O dönemler meşhur Güzin Abla vardı. Hürriyet Gazetesi'nde yazardı ve halen de yazıyor. Ben Güzin Abla'ya çok mektup gönderdim. 16-18 yaş psikolojiyle sürekli Güzin Abla'ya yazdım. Eşim askerdi, bebeğimle oturup mektuplar yazıyordum. Ancak Güzin Abla, bir kere bile bana cevap vermedi. O an Güzin Abla'yı bir umut, bir kurtarıcı olarak görüyordum. Belki bana cevap verseydi içim rahatlayacaktı.
Bu olayın ardından ilerleyen yıllarda çevremde sorunu olan insanlarla yakından ilgilenmeye, onları dinleyip, onların sorunlarına çözüm bulmaya gayret ettim. Bu öyle devam etti ki büyüklerim bile bana akıl danışmaya başladılar. Sonra da bu durumu genele yayma, tüm insanların dertlerini paylaşabilme adına www.sevdaonline.com adlı internet sitesini açtım. Ardından da Yeni Alanya Gazetesi'nde yazmaya başladım. Böylelikle Sevda Abla oldum. Ben sevenleri kavuşturmayı seviyorum çünkü ben hiç kavuşamadım.

- Daha çok hangi tarz mektuplar sizi etkiliyor?

Genellikle yardıma muhtaç olan insanlardan aldığım mektuplar beni etkiliyor. Maddiyata dayalı yardım bekleyenler çok fazla. Bu durumlarda çağrı yapıyorum "Büyüklerimiz, yetkililerimiz duysunlar ve yardımcı olsunlar" diye. Bir de çok küçük yaşta yanlış ilişkiye girmiş, hamile kalmış kızlarımız var. Bu yönde çok fazla mektup alıyorum. Bu durum da beni etkiliyor. Böylesine bir vaziyette yapılabilecek birşey yok.
Bir de cinsellikle ilgili çok fazla mektup geliyor. Bunların çoğunu yayınlamıyorum. Çünkü Alanya'da farklı bir toplum yapısı var. Bu mektupların yayınlanması hoş karşılanmayabilir. Yeni Alanya Gazetesi, ailelerin evlerine giriyor. Dolayısıyla ailelere yakışır şekilde mektuplara cevap yayınlayabiliyoruz.

- Çok tuhaf mektuplar aldığınız da oluyor mu?

Tabi ki alıyoruz. Genellikle cinsellikle ilgili olanların çoğunda dalga geçildiğini düşünüyorum. Örneğin bana bir erkek rumuzla yolladığı mektupta, "Sevda Abla, ben evleneceğim ama çok korkuyorum. Gerdek gecesinde ne yapayım?" diye sorabiliyor.
Bu aralar kız arkadaş arayanlar da çoğaldı. Herkes, "Ben yalnızım, kız arkadaş arıyorum" diye mektup yazıyor. Ben de çoğuna, "Burası kız arkadaş bulma servisi değil" diyorum. Hadi evlenmek isteyenler neyse.
Alanya'nın sorunlarıyla ilgili mektuplar da geliyor. TEK, Postane gibi kurumlarla ilgili sorunları dile getiriyorlar. Ben bu mektuplardan yanayım. Bu tarz sorunların çözümü de çok önemli.

- 13 yılda kaç mektup aldınız?

Zaman zaman ara verdiğim dönemler oluyor. Tabi kaç mektup aldığımı net bilemiyorum. Ancak yılda 1000 mektup aldığımı varsayarsam en az 13 bin mektup almış ve bu mektupların çoğunu da cevaplamışımdır.

- Mektupları nasıl bir ortamda, hangi ruh hali ile cevaplıyorsunuz?

Genellikle mektupları gece evime girdikten sonra cevaplıyorum. İki tane işte çalışıyorum. Eve gelince bir kadeh içkimi alıyorum. Bilgisayarımın başına oturuyorum. Tüm mektupları tek tek okuyorum. İyice anladıktan sonra yanıtlıyorum. Yanıt için çok fazla düşündüğüm olmuyor. Zaten mektubu okurken yanıtı da kafamda beliriyor.

- Size başvuran insanlar genellikle hangi sorunları dile getiriyorlar?

İş arayanlar, kalacak ev arayanlar, sevgilisinden ayrılanlar, aldatılanlar, boşanmak isteyenler, boşanıp, dul kalanlar, eşinden dayak yiyenler ve kurumsal sorunlar.
Son dönemde ise köyde yaşayan genç kızların şehre gelme istekleri var. Şehirde yatılı olarak bir aile yanında çalışmak istiyorlar. Şehirli olmak istiyorlar.

- Sizce bu durumun nedeni ne?

Örneğin ben evime yardımcı bir kız aldım. Bana mektup yazmıştı. Köyden nefret ettiğini, artık şehirde yaşamak istediğini belirtmiş ve bana "Abla artık beni kurtar" diye günlerce mektup yazmıştı. Ben bu kızın köyüne gidip kızı buldum. Ailesinin de rızasıyla yanıma aldım. Köyde işleri çok ağırdı. Tarlada ekin ekiyorlar, çapa yapıyorlar, odun kesip, odun taşıyorlar. Yani bir bayana çok ağır olan işler yapıyorlar. Bu ağır işler de köylü kızlarımızın çoğunu yıldırmış durumda.

- Peki şöyle ilginç bir durum da var. Evlenmek isteyenler size başvuruyorlar. Ancak siz de halen bekarsınız. Siz evlenmeyi düşünüyor musunuz?

Evlenmeyi düşündüğüm zaman Sevda Abla'ya yazacağım. Şaka şaka... Yakında sizlere bir sürpriz yapabilirim.

- Alanyalılar'a hangi mesajları vermek istersiniz?

Yetkililer, büyüklerimiz benim köşemi bir magazin köşesi gibi görmesinler. Çok fazla yardıma muhtaç, çaresiz insan bana başvuruyor. Ben maddi olanakları çok güçlü bir insan değilim. Benim bu insanlar için yapabileceğim tek şey, köşemde onların sıkıntılarını duyurmak. Sıkıntıları olan insanlarımıza Alanya'da lütfen daha duyarlı olunsun. Maddi olanakları iyi olan işadamlarımız, turizmcilerimiz bu insanlara yardım etsinler.
Ben Alanya'yı çok seviyorum. İstanbul'dan sonra Alanya aşığı oldum. Gönlüm sevgi dolu. Bütün insanları seviyorum.

- DİDİK DİDİK SEVDA ALTUNSOY

* Hobileri?

Araba kullanmak. İyi bir şoförüm. Mankenlik, modellik de hobilerim arasında. Bazen de resim yaparım. Oyunculuk yönüm de var. Bazı filmler ve tiyatrolarda da oynadım.

* Fobileri?

Alanya'nın o dev hamamböcekleri en büyük fobimdir. Evimde görürsem herhalde 5. kattan atlarım. Merdivenlerde görünce komşuları çağırıyorum. Silahtan korkmuyorum ama hamamböceğinden çok korkuyorum. Donup, kalıyorum.

* En son izlediği film?

Son olarak sinemada "Büyü" adlı filmi izlemiştim. Filmin efektleri güzeldi, film hakkında yorum yapmayayım.

* En son okuduğu kitap?

Ahmet Karcılılar'ın "Gülden Kale Düştü" adlı romanını okudum. Herkese tavsiye ediyorum.

* Lakabı?

Arkadaşlarım "Sarı Kız" diyorlar. Alanya'nın çoğu köyünde de bu lakapla tanınırım.

* En sevdiği müzik türü ve sanatçılar?

Bütün müzikleri severim ama Türk Sanat Müziği'nin bende yeri başka. Zeki Müren, Cengiz Kurtoğlu, Sezen Aksu ve Serdar Ortaç'ı severim.

* Tuttuğu takım?

Galatasaray.

* Yaptığı sporlar?

Fitness.

* Arabasının markası?

Arabam yok. Ama bütün Alanya'daki arabalar benim.

* Sigara ve alkol kullanır mı?

Evet, sigara ve alkol kullanırım.

* En sevdiği ve sevmediği huyları?

Kalbimde büyük sevgi taşıyorum, insanları çok seviyorum. Bu sevdiğim huyumdur. Sevmediğim huyum ise insanları sevmeme rağmen önce güvensiz yaklaşmamdır.

* Fala inanır mı? Burcu nedir?

Fala inanmam. Akrep burcuyum. Burcumun tüm özelliklerini taşırım. Tuttuğunu koparması, egemen oluşu ve deli dolu oluşu gibi Akrep özellikleri ben de yoğundur.

* En çok kızdığı şeyler?

Yalan, riya ve aldatma.

* Hayatındaki en büyük hatası?

Geçmişte çevremde yer alan insanlara çok güveniyor oluşum.

* En çok sevindiği şeyler?

Ayrılanların kavuşması, iki kişinin birbirini sevmesi beni çok mutlu ediyor. Ayrılanı birleştirmek beni çok sevindirir.

* Neleri saçma bulur?

Kendilerini henüz ulaşamadıkları seviyede görenler, ukalalıklar bana çok saçma gelir.

* Yemek yapar mı?

Mutfakta gayet başarılıyımdır. Tüm yemekleri çok güzel yaptığım söylenir.

* En son niçin ağladı?

Ben çok hassas bir insanım. Örneğin yolda birinin ayağı kayar, düşer ve ben oturur ağlarım. Bunu frenleyemiyorum. Mesela en son dün gece ağladım.

* Yaşamındaki en çılgın davranışı?

Benim her yaptığım şey çılgınlık zaten. Zamansızım. 24 saat çalışıyorum neredeyse. Bir çoğu amme hizmeti, kazanç amaçlı değil. Her yere koşturuyorum.

* Kaç kez aşık oldu?

Aşkın bir kere olduğuna inanırım ama her yeni başlangıçta yeniden aşık olunuyormuş. Aşk güzel bir duygu.

Sayfa Gösterimi: 15.544

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->
Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir. Bedava Oyunlar Türkçe Mp3 Siteleri
İlgili aramalar: müzik - kıraç bulamazsın -  video -   müzik -   kırac -   kirac -   bulamazsın -   zeki müren -   slayt
Google
Alanya Bul
Eğlence